yyener
14 Temmuz 2017
14 Temmuz 2017,
 0

Yunus YENER
Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Sekreteri
Hidrolik Pnömatik Kongresi Düzenleme Kurulu Başkanı

“TMMOB Makina Mühendisleri Odası tarafından İstanbul ve İzmir Şubeleri yürütücülüğünde düzenlenen Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi bu yıl 22-25 Kasım tarihlerinde MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Hidrolik Pnömatik sektöründe “Milad” olarak kabul edilen kongre ile ilgili Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Sekreteri ve Hpkon Düzenleme Kurulu Başkanı Yunus Yener ile görüştük.”

Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Sergisi hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Odamız, üyelerinin çoğunlukta olduğu meslek alanlarındaki sorunların çözümüne yönelik ortam yaratmak amacıyla çeşitli çalışmalar yapmaktadır. Hidrolik pnömatik alanında çok fazla üyemiz çalışmasına rağmen onları bir araya getirecek bir platform eksikliğini öngörerek sektörün taraflarını 1999 yılında buluşturarak ilk kongremizi gerçekleştirdik. Bugün baktığımızda ne kadar doğru bir karar verdiğimizi görüyoruz. Yedi tane kongre gerçekleştirmişiz ve aynı ihtiyaçla, heyecanla sekizincisinin çalışmalarını sürdürüyoruz. Bu tür organizasyonların sürekliliği için sektörü oluşturan bileşenlerin etkinliği sahiplenmesi çok önemli. Bu sahiplenme Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongreleri’nde çok üst seviyede devam ediyor, bu da başarıyı getiriyor.

İlk kez İzmir’de Efes Convention Center’da düzenlemeye başladığımız Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Sergisi’nin oluşan talep üzerine yedincisini İstanbul’da gerçekleştirmiştik. Ayrıca konferanslar şeklinde Odamıza bağlı diğer Şubelerin çalışma alanlarında etkinlikler düzenledik. Bu etkinlikler Hidrolik Pnömatik Kongrelerinin ülke genelinde ilgi görmesini ve tanınırlığını arttırdı.Bu yıl tekrar İzmir’de kendi mekanımız olan MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşecek.

Ülkemiz sanayisinin içinde akışkan gücü sektörünün konumuna ilişkin genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

Sadece ülkemizde değil tüm dünyada akışkan gücü sektörü, kontrol ve otomasyon teknolojileri aracılığıyla pek çok üretim alanında yer alan, makina mühendisliğinin en nitelikli hizmeti üretebildiği önde gelen uygulama alanlarındandır.

Hidrolik pnömatik sektörünün geleceğini, makina imalat sektörünün gelişimi belirleyecektir. Makina imalatçılarının tasarım ve uygulamalarda hak eden yerli ürünlere öncelik vermesi ve güven duyması ile yerli imalat sektörünün beklenen düzeye ulaşacağı, katma değeri yüksek ürünlerin yerli olarak üretilmesinin de ulusal ekonominin yararına olacağı bilinmelidir. Bu bağlamda dünya pazarında rekabet edebilen yerli üreticilerin sayısı artırılmalıdır.

Kalitesi belgelenmemiş, sertifikası olmayan ve haksız rekabete neden olan ürünlerin ülkeye girişinin kontrol edilmesi ve zorlaştırılması için ciddi önlemler alınmalıdır. Sektör bu ürünlerin ülkeye girmemesi konusunda tavır almalı, yerli ürün tüketilmesi konusunda siyasi irade zorlanmalıdır. Özellikle ihracat yapan yerli üreticilerin desteklenmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet edilmesi için yatırımlar ve ARGE çalışmaları desteklenmeli, üretim ve istihdam üzerindeki yükler azaltılmalı ve kamu ihalelerinde yerli malı kullanımı teşvik edilmelidir.

Sektöre yönelik devre elemanları üretiminde yüksek nitelikli malzemelerin, ileri üretim teknolojilerinin ve bilgisayar tabanlı denetim sistemlerinin giderek artan oranda kullanılmasından dolayı, üretici firmaların AR-GE olanaklarının artırılması ve teşvik edilmesi ülke yararınadır. Bu doğrultuda vergi mükellefiyetliklerinde belli indirimler yapılmalı, teknoparklardan yararlanmaları desteklenmeli ve konusunda sektör firmalarının dernekleri AKDER’in de içinde olduğu bir yapıda ortak AR-GE merkezleri kurulmalıdır.

Rekabet edebilmenin ön koşularından birisi; kullanılan teknolojilerin inşaat sahaları, tüneller, maden ocakları, demir-çelik tesisleri ve tersaneler gibi yüksek riskli ortamlarda işçiler için güvenli çalışma koşullarının sunulmasıdır. Ülkemizin iş kazalarında kaybedilen insan sayısı bakımından dünyada üçüncü Avrupa‘da birinci sırada olduğu belirtilmiştir. Sektörün sunduğu güvenli ürünler ile bu kazaların önüne geçilmesinin mümkün olduğu, insan, makina ve tesisin güvenliğini sağlamanın, sektörde tasarım ve üretim sürecinde sistem ve donanım seçiminde güvenliğin önemli bir kriter olduğu unutulmamalıdır.

Sanayide enerji verimliliği, uluslararası rekabet gücü açısından önemli bir unsurdur. Enerjide sürdürülebilirliğin sağlanması, dışa bağımlılığın azaltılması, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi gerekmektedir. İklim değişikliği ile mücadeleye yönelik çalışmalar yapılmalı, enerjinin ve enerji kaynaklarının verimli kullanımının tespiti yapılarak sektörde, hidrolik pnömatik sistem tasarımlarında ve üretiminde enerji verimliliğine önem verilmelidir. Sistemlerin enerji verimliliği ölçülebilir olmalı, belgelendirilmeli ve teşvik edilmelidir.

Yazılım mühendisliğindeki yeni yaklaşımların, yenilikçi makina konseptlerine olanak sağladığı, akıllı cihazlar, öğrenen robotlar, uygulamalar ile entegre PLC sistemlerinin çalışma esnekliğini artırdığı, bu yeni yaklaşımların mühendislik çalışmalarını kolaylaştıracağı ve rekabette esnekliği arttıracağı yeni bir teknolojik dönemden söz ediliyor, nesnelerin interneti, 4. Sanayi Devrimi vb. Bu gelişmelerin üretim süreçlerini ve üretim ilişkilerini ve güçlerini nasıl etkileyeceği, değiştireceği, dönüştüreceği önemli tartışma konularından biridir. Bu süreçte varolabilmek için sektörün tüm bileşenlerinin bilgi ve becerilerini artırıcı faaliyet içerisinde olmalı, bunun için ortak çalışmalar yürütülmelidir.

Ülkemizin bir sanayileşme politikası olmadığı görülmekte ve sanayimizin henüz hangi sektörlerde gelişeceği dâhi bilinmemektedir. Makina, maden, inşaat, gemi, demir-çelik gibi hidrolik pnömatik sektörünün ana müşterisi olan sektörlerin gelişimi hidrolik pnömatik sektörünü de geliştirecektir. Bu sektörlerin gelişmesi için uygulanacak destek ve politikalar doğrultusunda bunların alt sektörü olan hidrolik pnömatik sektörünün de aynı politika ve desteklerden yararlanmalıdır.

Akışkan gücü sektörünün insan gücü anlamında potansiyelini nasıl görüyorsunuz?

Yetişmiş insan gücü ve kalifiye eleman konusu şu anda sektörün en büyük problemi olarak görülmektedir. Anadolu Teknik Liseleri‘ndeki hidrolik pnömatik bölümleri kapatılarak mekatronik bölümü haline getirilmekte, makina mühendisliği bölümlerinde lisans programlarında akışkan gücü hala bir ya da iki ders olarak okutulmaktadır. Tüm Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongreleri‘nde, sempozyumlarda ve toplantılarda talep edilmesine rağmen Makina Mühendisliği Bölümünde akışkan gücü yüksek lisans programı açılmamıştır. 18 yıldır kongre düzenleyen bir sektörün bulunduğu ülkede hala yüksek lisans programlarının olmaması sektörün önünde büyük engel olarak durmaktadır. Üniversitelerimiz bu konuyu en kısa sürede programlarına almalıdırlar.

“Bütün dünya teknolojik yarış içerisindedir. Bu yarışın içinde bilgi sahibi olmak gerekir. Bilgi sahibi olmanın eğitimle mümkün olduğu bilinmeli ve teknik okullarımızda yapılan eğitimler üretim odaklı olmalıdır.”

Bütün dünya teknolojik yarış içerisindedir. Bu yarışın içinde bilgi sahibi olmak gerekmektedir. Bilgi sahibi olmanın eğitimle mümkün olduğu bilinmeli ve teknik okullarımızda yapılan eğitimler üretim odaklı olmalıdır. Sektörümüzün gelişmesi için MEB, YÖK ve Sektör temsilcileri ile birlikte eğitim programlarında ihtiyaca uygun güncellemeler yapılmalı, Endüstri Meslek Liseleri‘nde uygulamalı meslek derslerinin niteliği geliştirilmeli, atölyelerde mevcut makina ve tezgâhlar, en son modeller ile yenilenmeli ve üniversitelerde güncel teknolojiler ve endüstriyel uygulama altyapıları oluşturulmalıdır.